Haber Detayı
12 Nisan 2018 - Perşembe 10:04 Bu haber 922 kez okundu
 
Başkan Sözen’den Öz ve Aydın’a sert eleştiri
Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, düzenlediği basın toplantısı ile AK Partili Hasan Öz’ün Türkbeleni önündeki söylemlerini eleştirdi. Öz’ün konuşmasındaki üslubunu “Yakışıksız” olarak niteleyen Sözen, Türkbeleni’nden Manavgat Şelalesi’ne kadar birçok konuya değindi
SİYASET Haberi
Başkan Sözen’den Öz ve Aydın’a sert eleştiri

 

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, düzenlediği basın toplantısı ile AK Partili Hasan Öz’ün Türkbeleni önündeki söylemlerini eleştirdi. Öz’ün konuşmasındaki üslubunu “Yakışıksız” olarak niteleyen Sözen, Türkbeleni’nden Manavgat Şelalesi’ne kadar birçok konuya değindi

 

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, Manavgat kamuoyunu yakından ilgilendiren konular hakkında Side Ek hizmet binasında belediye meclis üyeleri ve birim amirlerinin katılımı ile basın toplantısı düzenledi. CHP'nin Türkbeleni projesine istinaden yapmış olduğu basın açıklamasına tepki gösteren AK Parti Manavgat İlçe Başkanı Hasan Öz ve Ak Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın’ı sert sözlerle eleştirdi. Sözen, Başkanı Öz’ün belediyeciliği bilmediğini ifade ederek kendisine abi tavsiyesi olarak Manavgat Belediyesinde staj yapmasını önerdi. Sözen ayrıca, AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın'ın ata dostu olduğunu ancak bugüne kadar TBMM'de bir tane bile Manavgat ile ilgili konuşmasının bulunmadığını iddia ederek Aydın'ın Türkbeleni ile ilgili yapmış olduğu açıklamalarının tamamen asılsız olduğunu ve belirterek Aydın'ın dersini iyi çalışmadığını söyledi.

 

“AÇIKLAMAYI YAKIŞIKSIZ BULDUM”

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, düzenlediği basın toplantısında şunları kaydetti: Manavgat siyaseti seven bir kent. Siyasete farklı gözle bakan bir kent. Siyaseti seviyeli bir şekilde yapan bir kent. Bugüne kadar böyle öğrendik, böyle uyguladık. Asla karşımızda kente hizmet vermek isteyen insanları rakip olarak değil, yol arkadaşı olarak gördük. Biz yerel seçim sürecinde diğer adaylar ile çok keyifli bir süreç yaşadık. Birbirimizi kırmadık, daha sonra el sıkıştık. Bundan sonra da böyle olmasını temenni ediyorum. Türkbeleni önünde yapılan açıklamayı son derece yakışıksız buldum. Yalan kelimesi çok nahoştur. CHP’yi, benim de mensubu olduğum partiyi temsil eden insanlar onurlu insanlardır, tüm siyasetçiler gibi. Bir üslubu yanlış olarak nitelendirebilirsin ama yalan diye kullanamazsın, buna kimse müsaade etmez. Basın açıklamamızı binlerce insanı toplayıp yapabilirdik. Bizler hiçbir toplantımıza, hiçbir birlikteliğimize, hiçbir etkinliğimize hiçbir belediye çalışanımızı zorlamadık. Ama ekrandan bir bakıyorum oradaki insanın yarısı ASAT çalışanı, belediye çalışanı, zoraki öğle mesaisinde o insanları oraya zoraki getirerek basın açıklaması yapılmasını hoş ve doğru bulmadığımı ifade ediyorum.

 

“O GÜNÜN SİYASETİ TAHSİSİ DURDURDU”

2009 yılında ilk göreve geldiğimizde, Manavgat’ımızın en önemli değerlerimizden biri Türkbeleni’ydi. Ve 2009’un 8. ayında Türkbeleni’nin tahsisini talep etmişiz. Halka yakışan, hiçbir ağaca zarar vermeden yapacağımız bir kent parkı oluşturabilmek için talep etmişiz. Israrlı taleplerimizden sonra, ön tahsis bize verilmiş, uzun süreden sonra kesin tahsis için de yazı yazılmış fakat günün siyaseti ‘dur’ demiş. Bazı şeyleri siyasi platformlarda açıklama ihtiyacı hissediyorduk fakat bugün üstü kapalı da olsa söyleyeceğimiz çok şey var daha. Günün siyaseti ‘hayır bu tahsise onay vermiyorum’ dedi. Biz o günün ilçe başkanına, il başkanına giderek bu tahsise destek olmaları gerektiğini ifade ettik, ricalarda bulunduk. Maalesef olumlu yanıtlar alamadık, kesin tahsis yazısı gelmesine rağmen. Projemiz birilerinin söylediği gibi fasa fiso değildi. Hayaller vardı onun içerisinde, Manavgat sevdası vardı. Maalesef ki o günün koşullarında haksız bir şekilde tahsis durduruldu. Ve bunu o günün Manavgat siyaseti durdurdu.

 

“5 YILDIR TEK BİR AĞAÇ BİLE DİKİLMEDİ”

Büyükşehir yasasından önce burası 26 Temmuz 2013’te maalesef çok talihsiz bir yangınla yok oldu, gitti. Bu kardeşiniz orada eli itfaiye hortumlu hüngür hüngür ağlayıp, o söndürme çalışmalarının içinde bizzat çalışan kardeşinizdi. Daha sonra gönlümüz oranın layık olduğu şekilde burası ağaçlandırılmasını diledi. Sayın Bakanımız Veysel Eroğlu beyefendinin de bir açıklaması vardı; “Yanan yerleri bir yıl içerisinde yeniden ağaçlandıracağız ve kesinlikle orman yangını olan yerleri hiçbir şekilde tahsise açmayacağız.” Bunlara da sevinip, mutlu olduk. Büyükşehir yasası itibariyle o güne kadar tahsisler bekletildi ve Büyükşehre geçti. Yine heyecanlandık, biz yapamadık, fırsat bulamadık, Büyükşehir burayı layık olduğu şekilde düzenleyecek, yeniden bizim çocukluğumuzun geçtiği o 50, 60 yaşındaki ağaçlar yeniden yeşerecek diye… Temel atmada lütfedildi, bana da bir konuşma verildi. Konuşmalarımı kelime kelime hatırlıyorum. Manavgat’a artı değer katan her projenin yanında oluruz, olacağız, olma amacımız da budur. Türkbeleni’nin yeniden yeşillendirilmesi, hak ettiği bir şekilde yapılması bizi de mutlu eder dedik. Ama ilginçtir ki; 5 yıl geçti yangının üzerinden… 5 yıldır bir ağaç dikilmedi. Büyükşehre geçeli 4 yıl oldu, bir tek ağaç dikilmedi. Yapacağınız projeyi yine yapabilirsiniz ama ağaçlandırmanızı önce yapmak mecburiyetindesiniz.

 

TÜRKBELENİNE YAKIŞMAYAN BİR PROJE

Benim odam ile Türkbeleni karşı karşıya. Her gün o anormal devasa yapı büyüdükçe, anormal mutsuz oluyorum. Türkbelenine yakışmayan bir proje. Türkbelenine proje yapılsın, yapılmasın iddiasında olmadık ama hak ettiği şekilde. Bakın, Kepez Kent Ormanı’nı hatırlatmak isterim. Ak Partili bir belediyenin yaptığı bir proje. Muhteşem bir proje... Gezdiğim zaman gıpta ile baktığım, beni heyecanlandıran bir proje. Neden Kepez Orman Park gibi bir proje olmasaydı orada?

 

BÖYLE OLACAĞINI DÜŞÜNMEMİŞTİM

Protokolü bildiğimiz için, Büyükşehir Belediye Başkanının da katıldığı temel atma törenine o günün koşullarında Manavgat’a artı değer katacağına inandığımız bir projeye katkı yapmak anlamında gittik. Kimse bize protokol öğretmeye kalkmasın. Ama ben bu projenin bu denli, en ön cephede böylesine devasa ucube bir yapıyla Türkbeleni’nin yok edileceğini asla düşünmemiştim, hayal etmemiştim. Eğer ki benim kadromdan bir tek arkadaşım bile bana kente bakan böylesine dev ve kapalı bir yapıyı, önerseydi ben yollarımı ayırırdım. Kesinlikle doğru bir proje olmadığını haykırıyorum.

 

VEKİLİM DERSİNE ÇALIŞMAMIŞ

Ben yalan demiyorum, yanlış bilgiler diyorum. Terbiyem yalan demeye, insanları yalancılıkla suçlamaya müsaade etmiyor. Yanlış bilgiler vardı, bir tanesi Büyükşehir meclisinde bunu sayın vekilim ifade etti. Yanlış bilgi verdin sayın vekilim, dersine çalışmamışsın. 40 yılda bir Manavgat’a gelip de boy göstermekle bu işler olmuyor. Manavgat Belediyesi, Antalya Büyükşehir Meclisinde üyedir, oy kullanma hakkı vardır, nereye olur verdiğini, nereye ret verdiğini çok iyi bilir, hepsi de kayıtlıdır. Sizin CHP meclis üyeleri Manavgat ekibi de onay verdi dediği proje, “Uygulamada 354 dönüm tahsiste 3174 metrekare arkeolojik sit alanı olduğu ortaya çıktı. Koruma kurulu kararı itibariyle de bunun plana işlenmesi gerekiyordu. Bu tarz projeler Büyükşehre gelmez, bu Orman Bakanlığının onayladığı bir projedir ki; Bölge Müdürlüğü yaptınız, sizin tahsisleriniz bunlar.

 

TABELALARI BEZDİĞİMİZ İÇİN DİKİYORUZ

Bu konuşmaların içinde tabelalar da vardı. Tabelaları dikiyoruz, bezdiğimiz için. Her seferde de koordineli çalışalım diyoruz. Bunda mesafe birazcık kat ettik ama maalesef ki, bizim koordineli çalışmamızdan rahatsızlık duyanlar var, siyasi bekaları için. Kaş tarafına gidildiğinde ana arterler bile binlerce tabela var. Karayollarının, devletin bütün kurumlarının bile yaptığı tabelalar var.

 

ATATÜRK VE FEVZİPAŞA CADELERİ

Atatürk ve Fevzipaşa caddeleri, çok mutu olduğum bir projedir. Dünyada trafiğe kapalı caddelerin ticarete açıldığı bir dönem yaşıyoruz. Bizler de kalabalık araç trafiğinin Manavgat ticaretine katkı yapmayacağını düşünerek, tarih boyunca görmediği bir yatırımı yaptık bu caddelere. Son derece şık ve o caddelere layık bir proje oldu. Ama ne yaptınız, bir tane gençlik kolu başkanı olan genç bir arkadaş, iki tane de nereye ait olduğu bildiğimiz 2 esnafla tabut protestosu yaptınız. O tabutla turizmden nefes alamayan, turizm esnafının önünde, çarşıların önünde gezmeniz gerekir. Yüreğiniz varsa kredi ile boğuşan, dükkanını kapatmak zorunda kalan esnafların önünde gezmeniz lazım.

 

“ÜST GEÇİTLER MANAVGAT’A DEĞİL ALANYA’YA YAPILAN YATIRIMDIR”

Ben sizin ikinize de soruyorum. Baştan da söyledim. Üst geçitler yapılırken ne yaptınız? Bu Manavgat’a yapılan bir yatırım değil. Alanya’ya yapılan bir yatırımdır. Transit yol yaratmak adına Manavgat katledilmiştir. Bu proje bize ilk getirildiği zaman Karayolları Bölge Müdürümüze gittik. Bu projenin yanlış olduğunu turizm bölgesini ikiye ayıracağını, dünyanın birçok kentinin bundan vazgeçtiğini söyledik. Belediye ekiplerimize alternatif çalışmalar yaptırmayı teklif ettik. Çakal Deresi kentin kimliğidir dedik. Burada binlerce esnaf olduğunu, Manavgat’ın yan yoldan levhayla sinyal verilerek girilecek bir kent olmadığımızı ifade ettik. Meclis üyelerimizi sorumluluğa davet ettik. STK’lara bilgilendirme toplantısı yaptık, basınımıza bu konuyu aktardık. Büyükşehir Belediye Başkanımıza bunun Manavgat’a zarar vereceğini söyledik.

 

HANGİ DENEYİM, HANGİ LİYAKAT

En son ihale aşamasında değilken, sayın ilçe başkanım, belediyeciliği çok iyi bilen kıymetli arkadaşıma “Manavgat’a böyle yanlış bir proje uygulanıyor, sizi de siyaseti de sıkıntıya sokar, siyasi gücünüz var, buradaki temsil noktasısınız, projeye müdahil olun” diye telefon açtım. Ertesi gün bana telefon açtı. Bana projeyi incelediğini ve çok beğendiğini söyledi. Biz bir iş yaparken kendimize güvenmiyoruz, ekibimize soruyoruz, ekibimize güvenmiyoruz, daha büyük İstanbul’dan otoritelere soruyoruz. Alternatif projeler üretiyoruz. Sen hangi deneyimle, hangi teknik liyakatle, bu kentin geleceğini ilgilendiren bir projeyi “beğendim” diyebilirsin.

 

“MANAVGAT BELEDİYESİNDE STAJ YAPTIRALIM”

Biz bugün Türkiye genelinde bakın istatistiklere kendi kategorisinde Türkiye’nin en başarılı belediyelerden bir tanesiyiz. Taahhütlerini fazlasıyla, çarpı iki olarak hayata geçiren bir belediyeyiz. Yine hatırlatmak isterim. O acemi siyasetçi sevgili kardeşim; Kardeşim diyorum insanlığından ve aldığı terbiyeden asla kuşkum yok ama tecrübesinden liyakatinden kuşkulu olduğum Hasan kardeşim. Benim meclis üyelerim senden çok daha fazla tecrübelidir. Manavgat Belediyesi’nin işleyişini bilir. Bütçesini faaliyetlerini protokol kurallarını bilir. O arkadaşlarım bizim faaliyet raporumuzun tamamına olur verdiler ve bizi taltif ettiler. Manavgat Belediyesi’nin faaliyetleri buraya çok güzel konmuş dediler. Başarıyı kutlamak gerekir diye bizi kutladılar, teşekkür ettiler. O tecrübeli insanların içinde belediye başkanlığı yapanlar var. İlçe başkanlığı yapanlar var. O kişiler belediyemize teşekkür ederken, Manavgat Belediyesi’ni başarısızlıkla suçluyorsun. Bu senin haddin değil, tecrübenin de haddi değil. Geldiğin o kısa mesafenin de haddi değil. Ben şevkin kırılsın istemem. Manavgat’ın temiz düzgün genç siyasetçilere ihtiyacı var. Ama adım adım, bunu doğru yaparak, emeğe saygı duyarak yapacaksın. Gel Manavgat Belediyesinde sana staj yaptıralım. Bu zul değil. Ben gittim Eskişehir Belediyesinde staj yaptım. İşleri gıpta ile izledim. Sen de gel. Uzağa gitmene gerek yok. Yaşadığın yerde bir belediye var. Çalışmamızı bir gör, heyecanımızı gör. Hayalimizi bir gör. Bunlar ufuk, hayal işidir. Birilerinin yaptığı projelerle övünme işi değil arkadaşlar. Kendin hayal edeceksin. Kentinle ilgili ben seni duyayım. Ne düşünüyorsun bu kentle ilgili anlat bize. Eksiksek biz kendimizi tamamlayalım. Eksiksen biz seni donatalım.

 

HİÇ BİR YERDE AĞAÇ KESİLMEMİŞTİR

Bizim Manavgat Belediyesinin yaptığımız projelerde ağaçlar kestiğimizi söylemişler. Biz Hatıplar’da fen işleri şantiyesi kuruyoruz. Şantiye tamamen belediye hizmet alanıdır. Mezarlık değildir. Mezarlıklara da gözü diktiler diye adapsız yorum yapmışlar. Kurumun mülküdür burası. Kentin içinde kalan fen işleri şantiyesini taşımak istiyoruz. Oradan fen işleri şantiyesini taşımazsam, işi biliyorsan eğer bana fatura kes. Ama işi bilmediğin için benim oraya taşımamı eleştiriyorsun. Ağaç kesilmemiştir orada. Orada 5 tane ağaç kurumuş. Onları köylü kesmiş biz değil. Cumhuriyet meydanında da ağaç kesmedik. Hepimizin gurur duyduğu büyütmeye çalıştığımız bir meydan. Senin ona hayalin etmez. Biz meydanları çoğaltırken sen birini sığdırmıyorsun. Bizim ölçeğimizdeki kentlerde 4-5 meydan olmalı. Geliyorsun törene katılıyorsun. Yemişli’de de kesmedik. Biz de oraya dev bir bina yapabilirdik. Yapmadık. Orda dev bir restoran yerimiz de var. Ama yapmadık. Yap işletle vereceğimiz yerler varken, yeşile önem vermemiz nedeniyle halk kullansın diye çalışıyoruz. Kişi başına düşen yeşil alan miktarını artıran belediyeyiz. Biz asla ağaç kesmedik. Buna da karşıyız.

 

MANAVGAT’IN ÇITASI YÜKSELDİ

Manavgat’a hizmet edeceğim diyen herkesi saygıyla karşılıyorum. Manavgat’ın çıtası çok yükseldi. Manavgat Anadolu kasabası değil. Büyük ölçekte bir kent. İnsanların mutlu yaşadığı bir kent. İnsanların beklentileri çok daha yukarıda. Deneyimsiz tecrübesiz basiretsiz yönetimlerle 5 yılları yok edilecek bir Manavgat yok. Kendinizi yetiştirin. Oturduğunuz yerden tayinle uğraşarak. O bizim adamımız şu bizim adamımız diyerek siyaset yapılmaz. Sayın vekilim de kendisini de ailesini sevdiğimi ifade ediyorum. Manavgat’ın konularına sahip çıksın. Vekil olarak Manavgat’ın ismini telaffuz etsin, geride kalmasın. Ön planda olsun. Kendisini seviyoruz.”

 

“ŞELALE ELİMİZDEN ALINMAK İSTENİYOR”

Manavgat Şelalesi’yle ilgili belediye olarak çok büyük sıkıntılar yaşadıklarını ve kendilerine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu haricinde kimsenin yardım etmeye yanaşmadığını belirten Başkan Sözen, “Sayın bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu bütün samimiyetiyle mücadele vermiştir. Buranın Manavgat Belediyesi’nde kalması gerektiğini ifade etmiştir. Ona rağmen bir Manavgat Belediyesi olarak şelaleyi alamadık. Devam eden Maliye Bakanlığı’ndan, Turizm Bakanlığı’ndan üst hakkımız olmasına rağmen, müktesep haklarımız iki bakanlıkta devam etmesine rağmen mahkeme kararıyla elimizden alınmaya çalışıyor. Bilirkişi raporları, şunlar, bunlar hala mücadele ediyoruz. Ama oranın Manavgat Belediyesi’ne ait olduğu inancıyla korkmadan gittik oraya dev bir yatırım yaptık. Yeni bir çehreye kavuştu” diye konuştu. Orman Genel Müdürlüğü’nde önemli mevkilerde görev yapan milletvekili İbrahim Aydın’dan da yardım istediğini aktaran Başkan Sözen, Aydın’ın kendisini mülkün sahibi Orman ve Su İşleri Bakanlığı yerine Antalya Büyükşehir Belediyesini işaret gösterdiği ve konuyla ilgili yardımcı olmaktan kaçındığını söyledi.

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Başkan, Sözen’den, Öz, ve, Aydın’a, sert, eleştiri,
Yorumlar
Haber Yazılımı